Balkan coğrafyasındaki Türk topluluklarının eğitim deneyimlerini merkeze alan “Kuzey Makedonya Türkleri Eğitim Serüveni: Kimlik, Dil ve Kurumsallaşma” başlıklı ders, Erva Öz’ün sunumuyla gerçekleştirildi. Derste, Kuzey Makedonya’da yaşayan Türk toplumunun eğitim alanındaki tarihsel gelişimi, ana dilin kimlik inşasındaki rolü ve kurumsallaşma süreçleri, saha araştırmaları ve anket verileri ışığında kapsamlı biçimde ele alındı.
Sunumda, Osmanlı döneminden itibaren şekillenen eğitim geleneğinin Yugoslavya süreciyle birlikte önemli dönüşümler geçirdiği, özellikle sosyalist dönemde Türkçe eğitimin hukuki zemine kavuşmasına rağmen uygulamada ciddi yapısal sorunlarla karşılaşıldığı vurgulandı. Bu tarihsel çerçeve, günümüzdeki eğitim sorunlarının yalnızca güncel politikalarla değil, uzun vadeli yapısal süreçlerle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Eğitim alanı, bu bağlamda yalnızca pedagojik bir mesele olarak değil; kimliğin korunması, kültürel süreklilik ve toplumsal hafızanın aktarımı açısından temel bir alan olarak değerlendirildi.
Dersin dikkat çeken bölümlerinden birini, Kuzey Makedonya Türkleri arasında gerçekleştirilen saha araştırmaları ve anket çalışmaları oluşturdu. Paylaşılan verilere göre, Türk toplumunun önemli bir kısmı ana dilde eğitimi kimliğin korunması açısından vazgeçilmez bir unsur olarak görmekte; ancak mevcut eğitim imkânlarını nicelik ve nitelik bakımından yetersiz bulmaktadır. Anket sonuçları, özellikle Türkçe eğitim veren okul sayısının sınırlılığı, öğretmen eksikliği ve ders materyallerinin yetersizliği gibi sorunların öne çıktığını göstermektedir. Katılımcıların önemli bir bölümü, çocukların eğitim sürecinde ana dilden uzaklaşmasının uzun vadede kültürel kopuş riskini artırdığı görüşünü dile getirmiştir.
Araştırma bulguları, Türkçe eğitimin yalnızca ilköğretim düzeyinde yoğunlaştığını, ortaöğretim ve yükseköğretim aşamalarında ise Türkçenin giderek geri plana itildiğini ortaya koymaktadır. Bu durumun, genç kuşaklar arasında dil yeterliliğinin zayıflamasına ve kimlik algısında dönüşümlere yol açtığı ifade edilmiştir. Sunumda ayrıca, ailelerin eğitim tercihleri üzerinde istihdam kaygıları ve resmî dil politikalarının belirleyici olduğu; bu durumun Türkçe eğitimin sürekliliğini zorlaştırdığına dikkat çekildi.
Dersin bir diğer önemli başlığı, eğitim alanındaki kurumsallaşma süreçleri oldu. Erva Öz, Türkçe eğitim veren okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve öğretmen yetiştirme mekanizmalarının yalnızca eğitim işlevi görmediğini; aynı zamanda toplumsal temsil, kamusal görünürlük ve hak talebi açısından da kritik roller üstlendiğini vurguladı. Ancak araştırma ve anket verileri, bu kurumların büyük ölçüde sınırlı imkânlarla faaliyet yürüttüğünü ve merkezi politikalar karşısında kırılgan bir yapıya sahip olduğunu göstermektedir.
Sunumun değerlendirme bölümünde, Kuzey Makedonya Türklerinin eğitim deneyiminin Balkanlar’daki diğer Türk topluluklarının yaşadığı süreçlerle benzerlikler taşıdığına dikkat çekildi. Eğitim, dil ve kimlik arasındaki ilişkinin saha verileriyle desteklenerek ele alındığı ders, ana dilde eğitimin güçlendirilmesi, öğretmen yetiştirme süreçlerinin desteklenmesi ve kurumsal kapasitenin artırılmasının, Kuzey Makedonya Türk toplumunun kültürel varlığının sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahip olduğu vurgusuyla sona erdi.


